Altın ETF
Altına dayalı borsa yatırım fonları (altın ETF’leri), Türkiye’de Sermaye Piyasası Kurulumuzun III-52.2 sayılı Borsa Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği kapsamında düzenlenmekte olup, altın fiyatına yatırım imkânını fiziki veya türev temelli yapılar üzerinden borsada işlem gören yatırım fonu katılma payları ile sunmaktadır.
İşbu bilgi notumuzda World Gold Council tarafından yayımlanan raporlar çerçevesinde, dünyada ve Türkiye’de altın ETF’lerine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelere yer verilmektedir.
2020 Yılı Öncesinde Altın ETF’leri
Dünyadaki ilk fiziki altına dayalı ETF (“gold-backed ETF”), Gold Bullion Securities Ltd. tarafından ihraç edilen Gold Bullion Securities (“GBS”)’dir. LBMA yetkili kasalarında fiziki altına dayalıdır. Avustralya Menkul Kıymetler Borsası’nda (“ASX”) 28 Mart 2003 tarihinde işlem görmeye başlamıştır. Altın ETF’leri o tarihten bu yana düşük faiz, yüksek belirsizlik ve güvenli liman talebi gibi faktörler nedeniyle stratejik bir varlık haline gelmiştir.
ETF kullanımının 2003’e kıyasla Kuzey Amerika dışına yayılmasıyla coğrafi çeşitlilik artmış, özellikle Avrupa ve Asya’da hızlı büyüme kaydedilmiştir. Asya’da ilk altın ETF 2007’de borsa kotuna alınmış ve bölgesel varlıklar 1 tondan 121 tona yükselmiştir.
Altına yönelik yatırım talebi 2003’ten bu yana %270 artmış ve Altın ETF’leri bu talebin temel taşı haline gelmiştir. 2020’de küresel altın ETF’lerine girişler 1.003 ton (55,7 milyar USD) seviyesine ulaşmış, bu yıllık bazda şimdiye kadarki en yüksek akımdır. 2020 itibarıyla 83 aktif altın ETF toplam 3.880 ton altın tutmakta olup, yönetilen fon varlığı 235,4 milyar USD AUM ile rekor seviyeye ulaşmıştır.
Altın ETF’lerinin maliyet avantajı, şeffaflığı ve likiditesi fiziksel altın ürünleri üzerinde rekabet yaratmış, özellikle perakende fiziksel altın ürünlerindeki primlerin düşmesine neden olmuştur. ETF’lerin büyümesi altının portföylerde daha yaygın yer almasını sağlarken altın piyasasının finansallaşmasını da hızlandırmıştır. 2020 sonrası dönemde yüksek belirsizlik ve düşük faiz ortamının sürmesi ETF temelli altın talebini desteklemeye devam etmiştir.
2025 Yılında Altın ETF’lerine Tarihsel Olarak En Güçlü Fon Girişleri
Altın ETF’lerinin toplam yönetilen fon varlıkları (AUM) 2025 yılında iki kattan fazla artarak, hem varlıklar hem de altın tutarları rekor seviyelere ulaşmıştır. Altın piyasasında işlem hacimleri 2025 yılında günlük ortalama 361 milyar ABD doları ile rekor seviyede tamamlamıştır.
2025 Yılına Genel Bakış
World Gold Council verilerine göre, altın fiyatı 2025 yılında 53 kez rekor seviyeleri kırarken, küresel yatırımcılar fiziki altına dayanan ETF’lere benzeri görülmemiş bir sermaye akışı gerçekleştirmiştir. Yıllık sermaye giriş tutarı 89 milyar ABD dolarına ulaşarak şimdiye kadarki en yüksek seviyeye çıkmış; altın fiyatı ise 1979 yılından bu yana en güçlü performansını sergilemiştir.
Bunun sonucunda, küresel altın ETF’lerinin yönetilen fon varlıkları (AUM) iki katına çıkarak 559 milyar ABD doları ile tarihî seviyeye yükselmiş; toplam altın varlıkları da 4.025 ton ile zirveye çıkmıştır (2024 yılı: 3.224 ton). Bu talep, küresel risk dönemlerinin ardından görülen ikinci en güçlü yıllık talep olmuştur.
2025’te küresel girişlerin büyük kısmı Kuzey Amerika fonlarından gelmiştir. Bu sırada Asya’daki altın varlıkları neredeyse iki katına çıkmış; Avrupa’da da kayda değer talep görülmüştür.
Küresel yatırımcı iştahını tetikleyen faktörler şunlardı:
- Küresel ticaret anlaşmazlıkları, jeopolitik gerilimler ve finansal piyasa oynaklığının artmasıyla güvenli liman talebinin yükselmesi,
- Hızla artan altın fiyatları nedeniyle daha fazla yatırımcının alım yapması (momentum alımları),
- ABD Hazine tahvili getirilerinin düşmesi ve doların zayıflamasıyla altın tutmanın fırsat maliyetinin azalması.
2025 Yılı Aralık Ayı Değerlendirmesi
Aralık, küresel altın ETF’lerinde art arda yedinci pozitif sermaye girişi ayı olmuştur. 10 milyar ABD dolarlık aylık girişin büyük kısmı Kuzey Amerika’dan gelirken, Asya ve Avrupa da artış kaydetmiştir. Devam eden altın fiyatı gücü ve istikrarlı girişlerin etkisiyle küresel altın ETF’lerinin AUM’u ay içinde %5, varlık tutarı ise %2 artmıştır.
Bölgesel Görünüm
Kuzey Amerika
Kuzey Amerika, yedi ay üst üste fon girişi kaydederek fon girişlerine Aralık’ta 6 milyar ABD doları eklemiş; bu rakam yıl başından bu yana aylık ortalamanın (4 milyar ABD doları) belirgin olarak üzerinde gerçekleşmiştir. Beklentiler, Fed’in para politikası yönelimi ve güvenli liman talebiyle şekillenmiştir.
Aralık başındaki Fed toplantısı beklendiği üzere 25 baz puanlık şahin bir faiz indirimi sunmuş; beklentileri gösteren nokta grafiği ise sınırlı ek indirimlere işaret etmiştir. Fakat yeniden başlatılan hazine bonosu alım programı “örtülü gevşeme” olarak değerlendirilmiş ve piyasa likiditesinin bol kalacağı beklentisini pekiştirmiştir.
Para politikasında daha fazla gevşemeye yönelik beklentiler, 2026 başında göreve gelmesi beklenen yeni Fed Başkanı’nın daha fazla faiz indirimi yanlısı olacağı öngörüleriyle güçlenmiş — bu da altın ETF girişlerini destekleyebileceği yönünde algı yaratmıştır. ABD’nin Venezuela ve Nijerya ile ilişkilerini içeren jeopolitik gerilimler, güvenli liman alımlarını artırmıştır.
2025’te Kuzey Amerika fonları yalnızca iki ay (Ocak ve Mayıs) çıkış yaşamış ve yıl boyunca 51 milyar ABD doları giriş kaydetmiştir — bu şimdiye kadarki en güçlü yıl olup küresel toplamın yaklaşık %57’sine karşılık gelmektedir. Bölgenin AUM ve varlık tutarı da tarihî zirveye ulaşmıştır.
Avrupa
Avrupa fonları İngiltere ve İsviçre öncülüğünde Aralık’ta 1 milyar ABD doları giriş kaydetmiştir. Küresel jeopolitik gerilimlerin yükselmesi ve Rusya-Ukrayna müzakerelerindeki ilerlemenin tıkanması, bölgesel yatırımcıların güvenli liman talebini güçlü tutmuştur.
İsviçre başta olmak üzere bazı bölgelerde dolar karşısında yerel para birimi değer kazanımı, FX korumalı ürünlere talebi artırmıştır. Avrupa, 2025’te 12 milyar ABD doları fon girişi kaydederek iki yıllık “yıllık çıkış” trendini tersine çevirmiştir. 2025 yılı, bölge için kayıtlardaki ikinci en yüksek giriş yılı olmuştur.
Asya
Asya’da altın ETF’lerine fon girişleri dört ay üst üste devam etmiş ve Aralık’ta 2,5 milyar ABD doları talep gerçekleşmiştir. Aralık’ın lideri Hindistan olmuş; ülke tarihindeki en yüksek aylık giriş gerçekleşmiştir ve Hindistan böylece sekiz ay üst üste pozitif akım kaydetmiştir.
Çin ve Japonya’da yatırımcılar portföylerine altın ETF eklemeye devam etmiş; jeopolitik gerilimler ve yüksek altın fiyatı talebi desteklemiştir. Çin’de 2025 Kasım’da duyurulan KDV reformu, yatırım amaçlı mücevher alımlarını altın ETF’lerine yöneltmeye devam etmiştir.
2025, Asya altın ETF’leri için benzeri görülmemiş bir yıl olmuştur. Bölgenin yıllık 25 milyar ABD dolarlık girişleri, 2007’de ilk fonun listeye girmesinden 2024’e kadar olan dönemin toplam girişlerinden bile daha büyük gerçekleşmiştir.
Diğer Bölgeler
Diğer bölgelerde altın ETF’lerine 2025 Aralık’ta 200 milyon ABD doları giriş kaydedilmiş; talebin büyük kısmı Türkiye (155 milyon ABD doları) ve Avustralya (62 milyon ABD doları) kaynaklı olmuştur. Bu girişler, yıllık toplamı 902 milyon ABD dolarına taşıyarak bölgeler için tarihi en yüksek seviyeyi oluşturmaktadır.
World Gold Council tarafından yapılan değerlendirmeye göre, getirilerdeki düşüş, artan jeopolitik stres ve güvenli liman talebinin artması gibi nedenlerle, altın fiyatları, mevcut seviyelerden 2026 yılı boyunca %15 – %30 arasında yükselecektir. Buna göre, yatırım talebi — özellikle altın ETF’leri üzerinden — temel itici güç olmaya devam ederek, mücevher veya teknoloji gibi altın tüketiminin daha zayıf olduğu alanlardaki etkileri telafi edecektir.
Türkiye’de Altın ETF’leri
Türkiye’de 4 adet altın ETF’i bulunmaktadır:
- İş Portföy Altın Katılım Borsa Yatırım Fonu
- QNB Portföy Altın Katılım Borsa Yatırım Fonu
- Ziraat Portföy Altın Katılım Borsa Yatırım Fonu
- SPK’nın 23.01.2026 tarih ve 2026/4 sayılı Haftalık Bülteni ile de Ak Portföy Altın Katılım Borsa Yatırım Fonu’nun kuruluşuna izin verildiği ve katılma paylarının halka arzına ilişkin izahnamenin onaylanması talebinin olumlu karşılandığı duyurulmuştur.
2025 Aralık’ta “Diğer Bölgeler”de gerçekleşen 200 milyon USD’lik altın ETF’lerine girişin 155 milyon USD’si — diğer bir ifadeyle “diğer bölgeler” kategorisinin %77’si — Türkiye’deki Altın ETF’lerine gerçekleşmiştir. Bu veri üç anlamda önemlidir:
(a) Türkiye’de ETF yatırım tercihi artmaktadır. Türkiye’de altın talebi daha çok fiziki altın iken finansallaşma derinliği açısından ETF’lere olan talebin artması önemli bir dönüm noktasıdır. Altının Türkiye’de finansallaştığını göstermektedir.
(b) Altına yatırım “portföy enstrümanı”na dönüşmektedir. Altın sadece tasarruf değil, risk yönetimi ve portföy varlığı dağılımı aracına dönüşmektedir.
(c) Bölgesel veriyle kıyaslandığında “Diğer bölgeler” kapsamında 2025 yılında Altın ETF’lerine toplamda 902 milyon USD giriş söz konusu olmuş, bunun %17’si Türkiye’den kaynaklanmıştır.
World Gold Council tarafından Türkiye Altın ETF verileri momentum değil trend olarak nitelenmiş olup, bunun dayanakları aşağıdaki şekilde açıklanmıştır:
(1) Yüksek Jeopolitik Risk nedeniyle güvenli liman talebi tarihsel olarak güçlü seviyededir.
(2) Kur Riski + Devalüasyon Hafızası. Türkiye’de altına yönelik yatırım davranışı, dolarizasyon, yüksek ve kalıcı enflasyon, kur oynaklığı ve devalüasyon hafızasının birleşik etkisiyle oluşan bir risk yönetim stratejisine dayanmaktadır. Bu çerçevede altın, hem değer koruma hem de satın alma gücü dengesi açısından portföylerde güvenli varlık rolü üstlenmektedir.
(3) Sermaye Kontrolleri & Regülasyon Etkisi. Bankacılık tarafındaki bazı önlemler yatırımcıları alternatif enstrümanlara yönlendirmiştir. Özellikle, makro ihtiyati tedbirler aktif rasyosu dönemleri TL zorunlulukları gibi süreçlerde bu çok belirginleşmiştir.
Tüm bunlar değerlendirildiğinde, altın ETF’leri Türkiye’de artık bir “piyasa segmenti” olarak gelişim göstermektedir.
Kaynakça
World Gold Council, Gold ETF Commentary, December caps off a record year
World Gold Council, Gold Outlook 2026, Push ahead or pull back
World Gold Council, Global gold-backed ETFs, A popular gateway to the gold market
Yasal Uyarı
İşbu bilgi notu genel bilgilendirme amacı taşımakta olup herhangi bir yatırım tavsiyesi içermemektedir.
Saygılarımızla, 26/01/2026
Balioğlu Hukuk Bürosu
Av. Dilek Balioğlu
Eski SPK Uzmanı İlknur Kaya
Stj. Av. Mustafa Efe Tekin
